Tamamen gerçektir, kurgu veya fantazi değildir.

Teyzemin amına boşalmanın verdiği heyecanla uyuyakalmışım. Teyzemin bana seslenmesiyle uyandım. Yanına vardığımda ekmek pişiriyordu. Bana dolaptan tereyağını ve balı getirmemi söyledi. Bir bardakta süt alıp sofraya oturdum. Hediye teyzem saçın üstünden sıcacık ekmeği alıp benim önüme koydu ve yağlayıp yememi söyledi. Ben öyle yaptım, ama üzerimde büyük bir tedirginlik vardı..; ha şimdi açacak konuyu, ha şimdi açacak diye, diye kendi kendime strese giriyordum, ama teyzemin bana iyi davranması, gülümsemesi, zorla bir tabak balı yedirmesi beni rahatlatan etkenlerdi. Hali tavrı değişmiş, benimle sanki bir bebekmişim gibi ilgileniyordu. Konuyu hiç açmadı… Ona dokunmamdan, uyurken içime girmemden de bahsetmedi. Akşama kadar TV izledim, Hediye teyzem fırıfırık verdikçe götüne baktım… böyle böyle akşamı ettik. Eniştem eve gelince akşam yemeğini yedik, ardından teyzem bize güzel bir çay demleyiverdi.. Çayı içerken eniştem uyuklamaya başladı zaten. Bir iki bardak içtikten sonra teyzeme yatağı hazırlamasını, yorgun olduğunu, erkenden yatıp uyuması gerektiğini söyledi. Teyzem yer yatağını serdi hemen. Eniştem yattı ve daha beş dakika bile geçmeden uyumaya başladı. Teyzemle ikimiz TV izlemeye devam ediyorduk. Arada Hediye teyzemin bana baktığını hissediyordum, ama onu utandırmamak için ondan tarafa bakmıyordum. Biraz daha oturduktan sonra teyzem de yatağa girdi. Ben de TV'yi kapatıp diğer odaya geçip yatmak için ayağa kalktığımda; teyzem bana “Daha erken, sen izle, rahatsız olma, uykun gelince kapatır yatarsın” dedi. Benim canıma minnet duymak istediğim söz buydu işte. Ben divanda, onlar yerde, böyle bir saat kadar geçti.

TV'yi kapattım, ışıkları da söndürdüm. Divana gidip yatmak yerine doğruca Hediye teyzemin yanına varıp yattım. Eniştem zaten horul horul uyuyor, dünya yıkılsa uyanmayacak… rahatım yani. Bu sefer sabahki gibi çekingen değildim. Zaten teyzemin hala uyanık olduğunu biliyordum, ama o sanki yanına yattığımın farkında değilmiş gibi tepkisiz yatıyordu. Sol elimi onun beline attım, okşaya okşaya amına doğru kaydırdım. Elimi şalvarısının içine sokup usul usul amını okşamaya devam ettim. Hediye teyzem arada bacaklarını kasıyor, zevk aldığını belli ediyor ve bu hareketiyle adeta devam etmem için teşvik ediyordu. Boynunu ve yanaklarını öpmeye başladım. Daha fazla tepkisiz kalamadı, dudak dudağa geldik ikimiz de. Öyle bir öpmeye başladı ki, sanki kırk yıldır yarağa hasretmiş gibi. Şalvarını dizlerine kadar sıyırdım, kendim de aşağı doğru kaydım ve o sulu amını yalamaya başladım. Hayatımda yaladığım en tatlı amdı. Ben yaladıkça o kıvranıyor, ama kocası uyanır korkusundan ses çıkaramıyordu. Hediye teyzemin aldığı zevki gördükçe daha bir iştahlı yalıyordum amcığını. Kasıla kasıla boşalması beni de içine bile girmeden boşalttı. Bir süre daha amcığını ve bacaklarını öpüp kokladım. Beş on dakika sonra usulca şalvarını yukarı çekti. Artık divana gidip yatmam gerektiğini anlamıştım. Dudaklarından iştahlı bir öpücük alıp ayrıldım yanından…

DEVAM EDECEK