Selam, ensest sex hikayeleri tutkunları. İkinci karımla üç yıl kadar önce evlendik. Benim çocuğum yoktu evlenirken, ama karımın iki tane kızı vardı. Kızlarından biri 18 yaşında, diğeride 20 yaşındaydı. 20 yaşında olan bir iki ay kadar sonra evlenerek başka bir şehire taşındı. Bizde üçümüz baş başa kalmıştık. Daha o günlerden, kızım lise sonuna giderken, içten içe ona karşı bir ilgim vardı. Bilemiyorum, davranışları geneldemi öyleydi yoksa bana karşı samimi davranıyordu, tam anlayamamıştım, ama samimi tavırları aklımı çelmişti, işte. Evlendikten sonra daha aradan bir yıl bile geçmeden, kızımla sex yapmak için sanki fırsat kollar gibiydim. Annesi evde olmadığında ona yakınlaşıyor, bir şekilde yanına giderek memelerini, götünü ve amını izliyordum. Evin içerisinde sıklıkla eşofmanla gezerdi, giydiği eşofmanlar tenini sımsıkı sardığı için, zaman zaman annesi bile kızsada, o hiç aldırış etmeden tayt gibi eşofmanlarla evin içerisinde dolaşırdı.
Belki karım, pek böyle bir şey olacağına inanmak istemese bile, içten içe kızını sikmek istediğimi biliyordu, yani benim aklımın kayacağını ve baştan çıkacağımı tahmin ediyordu. O, üveyde olsa, benimde kızım ve kızımla sikişmek isteyeceğim, onunla tanışana kadar aklımın ucundan bile geçmezdi. Evlendikten sonra daha yakından tanıma fırsatı bulunca, inanın, bazı geceler karımla sikiş sırasında aklıma kızım geliyor ve gözlerimi kapatıp, altımda yatan, inleyerek kendini delicesine siktiren kişinin karım değil de seksi kızım olduğunu düşünüyorum. Bazen içimden onunla konuşuyor ve karımın içine her girdiğimde, üzerine yatıp sıkı sıkı sarılarak usulca “kızım benim, biricik kızım” diye fısıldıyorum. Zannetmiyorum, ama eğer bu fısıltılarımı karım duymuşsa, bu nedenlede benim yanımda bu tür tayt gibi eşofmanları giymesine izin vermiyor olabilir. Her neyse, kızımla baş başa kaldığımız günden ve ilk sikiş deneyimizi yaşadığımız andan söz edeceğim.
O gün bizim buranın pazarı olduğu için karım pazara gitmek üzere hazırlanıyordu, kızına da söylemişti, beraber gidelim diye, ama o kabul etmeyip duşa gireceğini söyledi. Daha öncede kızım duştayken, kapı deliğinden veya kapıyı kilitlemediyse, ona belli etmeden kapı aralığından çırılçıplak suyun altında duruşunu izlerdim. Kapı aralığından bir defa izlemiştim, gerçi pek kapıyı açamıyordum, o gün kapıyı tam çekmediği için kapıyı usulca açıp izlemiştim, ama diğer günler genelde kapının deliğinden izliyordum. O gün, artık daha fazla duygularımı gizlemek istemedim. Karım pazara gitmek için evden çıktığı anda, ilk işim dış kapıyı kilitlemek oldu. Salona geçip televizyon izlemeye başladım, tabi aynı anda kızımın da duşa girmesini bekliyordum. On dakika kadar sonra “baba, ben banyoya giriyorum” demek üzere salona girdi. Tam o anda, bende kızımla duşta sikiş yaptığımızı hayal edip, pantolonumun üzerinden yarrağımı sıvazlıyordum.
İçeri girdiğinde, elimi ne kadar hızlı çekebilirsem, çekebilirsem, yarrağımı sıvazlarken beni görmüştü, ama görmemezden gelerek banyoya gitti. Bir kaç dakika kadar daha televizyonun başında oturduktan sonra, hemen bende banyo kapısının önünde yerimi aldım. Daha önce hiç kızımı kapı deliğinden izlerken, yarrağımı dışarı çıkartıp açıktan açığa otuzbir çekmemiştim, ama o gün, artık cesaret edebildiğim kadar kızıma yaklaşmayı kafaya koyduğum için, kapının önünde yarrağımı elime alıp çekmeye başladım. Kızım suyun altında vücudunu köpüklerken, memelerini avuçlarken ve amının üzerine doğru sabunlu ellerini götürdüğünde, aklım öyle alıyordu ki, zaman zaman kendimden geçiyor ve yarrağımı koparırcasına aşağı yukarı çekiştire çekiştire sıvazlıyordum. Bir ara kızım vücudunu köpüklemeyi bıraktı ve musluğu kapatarak benim bulunduğum tarafa doğru kulak verdi.
O an kendime geldiğimde, çıkarttığım o sesleri bende fark etmiştim. Elim yarrağım üzerinde, aşağı yukarı kaşarken, öyle bir şak şak şak sesleri yankılanıyordu ki, yani seslerin otuzbire ait olduğu çok açık belliydi. Kızım durduğunda, bende bir kaç saniye sonra sesleri duyup durdum. Kapının deliğinden hala onu izlemeye devam ediyordum. Derken kızım sesin kesilmesinden dolayı, tekrar duşa devam etti, ama ben otuzbir çekmeye devam edemedim, çünkü yetinemiyordum. O an aklıma çılgıncada olsa, kızımın üzerinden banyoya girme fikri gelmişti. Sanki onun banyoda olduğundan habersizmişim gibi, kapıyı açıp içeri çıplak bir halde dalıverecektim. Bunu kafaya koyduktan sonra, önce karıma telefon açtım ve sanki bir sipariş verecekmiş gibi, ne durumda olduğunu sordum. Yani işinin bitmesine daha var mı, alışverişini tamamladı mı gibi şeyler sordum, sonra da “gelirken bir kiloda çilek alırmısın” deyip telefona kapattım.
Konuşmalardan anladığım kadarıyla, daha karımın gelmesine en az yarım saat vardı, banyonun önüne tekrar gittim ve banyonun önünde üzerimde ne varsa çıkartarak, derin derin nefesler alıp heyecanımı bastırıp, kızım duştayken içeri girdim. Kapıyı aralamamla kızımın çığlık atması bir oldu, ama kısa bir çığlıktı. Yani öyle avaz avaz bağırmadı, ama “ay” gibisinden kısa bir tepki verdi. Ben hiç aldırış etmeden içeri girdim ve kapıyı üzerimizden kapatarak “afedersin kızım, senin burada olduğunu unutmuşum” diyerek karşısında beklemeye başladım. Kızım bir eliyle göğüslerini, bir eliylede köpüklü köpüklü duran amını kapattı, ama benim hesaba katmadığım bir şey daha vardı. Her ne kadar sakinleşmek için nefes alıp vermişsem de, sanki kızımın haberi yokmuş gibi davranarak banyoya girmişsem de, yarrağım gemi direği gibi dimdik duruyordu. Kızım, zaten benim konuşmalarıma hiç kulak asmadan, direkt sikime odaklanmış, gözü başka bir şey görmüyordu.
Yarrağımın sertleştiğini hatırladığım an, bende elimi yarrağıma attım, fakat çok geçti, tabi. Kızım göreceklerini görmüştü ve muhtemelen de, içinden, “madem bilmeyerek girdi, yarrağı neden bu kadar dik” diye düşünmüştür, tabi. Neyse, karşında ellerimi yarrağıma kapatmış beklerken, kızımda benim banyodan çıkmamı bekliyordu. O an, banyoya girip tekrar çıkacağımı planlamamıştım, ama yarrağımın sertliğini sonradan fark ettiğim için, biraz paniklemiştim, o nedenle tekrar arkamı dönüp banyodan çıktım, ama kapının önünde beklemeye başladım. Bu işi bu gün bitirmem gerekiyordu, o yüzden elimi yarrağımdan çekmeden, bir kaç saniye sonra, tekrar banyodan içeri girerek “kızım, hazır üzerimdekileri çıkartmışım, beraber duş alalım mı” dedim. Şaşkın bir haldeydi ve ne diyeceğini bilemez bir hali vardı. Cevap vermesini beklemeden, ona doğru yaklaşmaya başladım.
Yanına vardığımda, yarrağımın üzerinden ellerimi çektim. Gözünü direkt yarrağıma dikerek, memelerini ve amını kapatmaya devam etti. Bir süre, yani saniyelik bir süre, onu izledikten sonra, ellerinin üzerine ellerimi koydum ve önce memelerini açtım. Hiç ses çıkartmıyor, karşı koymuyordu, o yüzden memelerini açtıktan sonra, bu defa amının üzerinde duran elinin üzerine elimi koydum ve amını açtım. Banyoda karşılıklı olarak ikimizde çıplak duruyorduk. İlk hamleyi ben yaparak, ellerimi memelerinin üzerine koyup, fazla bastırmadan okşamaya başladım. Memeleri o kadar yumuşak ve dolgundu ki, sikimin daha fazla sertleşecek hali kalmadığı için, artık ucundan zevk suları akıyor, aşağı doğru sünerek iniyordu. Bir iki dakika, hiç usanmadan, bıkmadan, kızımın memelerini avuçlayıp, sağa sola daireler çizerek okşamayı sürdürdüm. Aklımda o an kızımla sikişmek vardı, ama bir anda kapının zilinin çalmasıyla, ikimiz birden panikledik.
Ben hemen ellerimi kızımın memelerinden çektim, o da ellerini yine memelerine ve amına koyarak kapattı. Acele ile banyodan çıkıp, banyo kapasının önünde duran kıyafetlerimi giyerek, dış kapının önüne doğru, üzerimdekileri çekiştire çekiştire gitmeye başladım. Tam giyinememiştim, o yüzden dış kapının önünde, hem delikten bakmaya çalışıyordum, hemde kıyafetlerimi giymeye çalışıyordum. Gelenin karım olduğunu anlamam, bir kaç saniye sürdü. Ben en az yarım saate kadar beklemiyordum onu, ama işini çabucak bitirip, 15 dakika kadar bir zamanda tekrar eve dönmüştü. Her ne kadar elbiselerimi giymişte olsam, yarrağım sertliği inmediği için, kıyafetlerimi giyer giymez, kapıyı ona karşı arkam dönük olarak, yani tan durarak açıp, içeri döndüm. Salona girer girmez, hemen koltuğa geçtim, koltuğun üzerinde bağdaş kurarak, yarrağımın dikliğini elimden geldiği kadar gizlemeye çalıştım.
Az önce yaşanları, karıma hissettirmemeye çalışsam da, sanki az çok anlamış gibiydi. Elindeki torbaları mutfağa attıktan sonra, salona girerek “nasılsın, ne yapıyorsun” diye sordu, tabi kızınında nerede olduğunu sormayı ihmal etmedi. Banyoda olduğunu söylediğimde, salondan çıkıp banyoya gitti, ama ben banyodan çıktıktan sonra, kızım banyonun kapısını kilitlenmiş olacak ki, içeri giremedi. Genelde kızım banyodayken, karım rahat bir şekilde içeri girebiliyordu, yani onların arasında pek çekinme falan yoktu, bu konularda. Gerçi o an kapısının ben çıktıktan sonra kilitlenmiş olması, benimde işime gelmişti, çünkü kapının açık olması durumunda, karım dahada çok şüphelenebilirdi. Banyonun kapasının önünden ayrılıp mutfağa geçerek, telefonda verdiğim siparişi, yani çilekleri, bir kaba koyarak yıkayıp getirdi. Onlar gelene kadar, kızımda banyodan çıkıp, üzerini giymişti.
Karım, kızım ve ben salonda, televizyonun karşısında oturup, çilek yerken, benim gözlerim, aklım, fikrim hep kızımdaydı. Ben bana doğru başını kaldırıp bakamıyordu, ama ben sık sık onu izliyordum. Arada bir, yarrağıma doğru baktığını fark ettiğimde, sertleşmemek için, kendimi zor tutuyor, başka şeyler düşünüyordum. Kızımla banyoda yarım kalan ilişkimizin, bir şekilde, en kısa zamanda tamamlanması gerekiyordu, o yüzden içten içe, “acaba” diyordum, “acaba kızımla sikişme fırsatını, yakın bir zamanda, tekrar nerede ve nasıl yakalayabilirdim”. Yani, tamam, haftaya, tekrar pazar günü geldiğinde, yani pazarın kurulduğu gün geldiğinde, karım evden gidecekti, ama o güne kadar, nasıl bekleyebilirdim ki. Kızımın memelerini tutmuşken, körpecik amını görmüşken, bir hafta boyunca, nasıl sabredip bekleyebilirdim. Hemen bir çare düşünmem ve baba kız sikişmek için ortam oluşturmam gerekiyordu.
O gün akşama kadar, yatana kadar bir çare düşündüm, ama aklıma hiç bir şey gelmiyordu. Yatakta, belki yarım saat, bir sağa bir sola dönmüşümdür, bir fikir bulabilmek için, ama mantıklı ve işe yarar bir şey bulamamıştım. Artık yatmak için hazırlanırken, biden bire, içeriden, kulağıma tıkırtılar gelmeye başladı. Görmeden önce, kızımın tuvalete falan gittiğini düşündüm ve “acaba” diyerek, yataktan kalkıp, kızımla sex için fırsat yakalama ümidi ile, yatak odasından çıktım. Gördüğümde ise, kızımın tuvalete değil de, banyoya girdiğini fark ettim. O an, bende parçalar birleşti, kızımın gece gece banyoya girmesinin nedeni, öğlen yaşadığı şeylerin devamını istemesiydi. Hemen yatak odasına, tekrar döndüm ve karımın uyuduğundan emin olarak, yatak odasının kapısının anahtarını, iç yüzünden alıp, dışarıdan kapıyı kilitledim. Olursa, uyanırsa, diye, kapıyı dışarıdan kilitledim.
Gerçi bu, çok dikkat çekici bir durum, ama kızımla banyoda sikiş sırasında yakalanmaktansa, kapının neden kilitli olduğunu açıklamak, daha kolay olur, diye düşündüm. Yani yakalanmış olursam, ne bileyim, uyku sersemliğine kilitlemişim, der, yakayı sıyırırdım, bir şekilde, ama, düşünsenez, banyoda kızımla sex sırasında, karım bizi yakalıyor, bu durumu nasıl açıklayabilirim ki. Kapıyı kilitledim, öğlen olduğu gibi, banyonun önünde, üzerimi çıkarttım ve sertleşmiş yarrağımı, elime alarak, banyonun kapısını aralayıp, içeri daldım. Kızım beni gördüğünde, öğlen yaptığı gibi, amını ve memelerini eliyle kapatmak yerine, yanıma doğru ilerledi. Öğlen, ilk hamleyi ben yapmıştım, ama bu defa, ilk hamle ondan geldi. Yanıma yaklaşarak, elini yarrağımın üzerine attı ve gözlerimin içine, baka baka, yarrağımı, taşaklarımı, okşamaya başladı. Aramızda, tek bir kelime bile, konuşma geçmeden, işe koyulmuştuk.
Ayakta karşılıklı dururken kızım bir iki dakika yarrağımızı okşadı. Sonrasında dizlerinin üzerine çöküp yarrağımızı hiç, biraz, biraz, alayım, ağzıma gibi şeyler düşünmeden hepsini birden sokuverdi. Yarrağım kızımın ağzında kaybolduğunda gözüm döndü. Başını ellerimizin arasına alarak sabit tutup kızımın ağzına sert, sert ve hızlıca girip çıkmaya başladım. Kızımın başı hiç hareket dahi etmiyordu, bir nevi ağzını sikiyordum adeta. Boğazından içeri sokup çıkarttığımızda zaman zaman kusacak gibi olsun da, bir saniye bile durmadan girip çıkmaya devam ettim. Belki beş dakika sürmüştür, tam olarak bundan emin değilim, ama gözlerinden akan yaşlar arttığında bacaklarımdan sıkı, sıkı tutup kendini geri, doğru çekerek “artık başlayalım mı” diye sordu. Saçlarını çekiştirerek ayağa kaldırdım ve suyun altına götürerek duvara karşı yaslayıp arkasına geçtim. Başını duvara yaslayıp ayaklarının ucuna kalktı, ellerini kullanarak götünü her iki yana ayırıp “hazırım” dedi.
Hem o hem de ben kelimenin tam anlamıyla hazırdık. Götünü aralayıp ayak ucuna kalkarak hafif götünü dışarı çıkarttığında hem göt deliğini hem de amının deliğini net bir şekilde önümde görebiliyordum. İçine girmeden önce bir kaç defa sırılsıklam olmuş amcığının sularına yarrağımızı sürttüğüm, yarrağımızı da en az amı kadar ıslattım. Bu sürtünme sırasında zaman zaman kızımın göt deliğine de yarrağım geliyordu ve o anlarda sanki kızımla götten sikış için hazırlanıyormuş gibi hafif, hafif götünü yoklattırıyordu, yani yarrağım götünün üzerine geldiğinde kendini geri, doğru itekliyordu. Tabi ben de kızım kendini geri iteklediği anlarda yarrağımın başını götünden içeri itekliyordum, ama içine sokmuyordum, sadece arkasında olduğumu hissettiriyordum. Bu oynaşmamız pek fazla uzun sürmedi, sonunda yarrağımızı elleriyle ayırarak açıkça önüme çıkarttığı amından içeri yerleştiriverdim.
Yarrağımın başı kızımın amından içeri girdiği anda ayaklarının üzerinde duran kızım birdenbire gücünü kaybetmişçesine aşağı, doğru iniverdi. Yani ayaklarının üzerine basınca biraz kısaldı, ama bu defada ben dizlerimi kırdım ve kızımın belinden sıkıca tutarak içine yarrağımızın kalan kısmını da itekledim. Önce bir kaç defa yavaş, yavaş girdim, ama sonrasında o kadar hızlı girmeye başlamıştım ki, dakikalar içerisinde daha fazla dayanamayacağımı, boşalacağımı anladım. Kızımla banyoda sikishirken çıkan seslerden dolayı ara, ara kızım bana “yavaş, annem duyacak” diye fısıldıyordu. İçimde bir korku vardı, yok değil, ama kızımın amına girmekten kendimi alıkoyamıyordum. O kadar hızlı sikiyordum ki, dakikalar içerisinde daha fazla dayanamayacağımı, boşalacağımı anladım. Artık kızımı takip ederek içine girip çıkıyordum, o orgazm olunca ben de boşalacaktım, kendimi daha fazla tutamayacaktım. Kızımın orgazm olmasını iki dakika, belki bekledim, belki beklemedim.
İçine girmem için ellerini kullanarak amını ve götünü araladığında yarrağımızın başını içine soktuğum an ellerini de götünden çekip duvara dayamıştı. Orgazm olurken ise duvara dayadığı ellerinden destek alarak zar, zor ayakta durmaya çalışıyordu. İşte o an artık daha fazla beklememem gerektiğini anladım ve yarrağımızı kızımın amından çıkarttığım gibi sırtına, doğru büyük bir tazyikle boşalmaya başladım. Hani derler, ya “fışkırtma” diye, aynı o şekilde kızımın sırtına, uzun saçlarına ve götünün üzerine fışkıra, fışkara boşaldım. Ben boşalmayı bitirdiğimde kızım hala duvara karşı duruyordu ve ara, ara titreyerek ayakta durmaya çalışıyordu. Belki bir iki dakika boyunca bu histen kurtulamadı, ben de o sırada yarrağımızı yıkayıp terlediğim için fiskiyeyi alarak kısmen de olsa yıkandım. İşimi bitirdiğimde ise kızım kendine yeni, yeni geliyordu. Ben fiskiyeyi bıraktığım da kızım temizlenmeye başladı.
O gece karıma belli etmeden kızımla banyoda sikish keyfinin sonuna kadar tadını çıkarttım, aynı şekilde kızımda babasıyla sikishmenin tadını çıkarttı. Bizim ilk baba, kız sex deneyimimiz bu şekilde başlamıştı. Daha o geceden biliyordum, yani o geceden sonra her fırsatta kızımla sex yapmak için elimden geleni yapacağımı tahmin edebiliyordum.
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız.
Giriş yap