Sevgili arkadaşlar, on senelik evli biriyim. İstanbul'da, Avrupa yakasında oturuyorum. O sabah eşim, annesine verilecek bir paketle beni evden yakıcı bir öpücükle uğurladı. Kaynanam Bostancı'da oturuyordu. O günkü işlerim bu yakada olduğundan, önce paketi bırakıp, oradan da işlerimi halederim diyerek kaynanamın kapısını saat dokuz gibi çaldım.

Kaynanam tesettürlü, minyon, beyaz tenli, 52 yaşında, fakat dipdiri bir vücuta sahipti. Kapı açıldığında yataktan yeni kalkmıştı. Paketi verdim, tam gidiyordum, telefon çaldı. Sabahki iş randevum iptal olmuştu. Kaynanam bunu duyunca, "Gel oğlum, çay iç, kahvaltı yapalım. Babam erken çıktı, bugün bana eşlik etmiş olursun," diyince, canıma minnet. Sokakta bekleyeceğime evde çay içerim dedim.

Bu sabah annem bana değişik görünmüştü. Onu öyle arzuluyordum ki kendimden utanıyordum, ama gem vuramıyordum. Bir şeyler olacak ve ben kaynanamı sikecektim, içime öyle geliyordu.

Masa hazırdı. Tam çayları doldururken, birden çaydanlığın sapı koptu ve sıcak su kaynanamın üstüne döküldü. "Yandım!" diye bağırdı. Masadan fırlayıp eteğini aşağıya çekip bluzunu çıkardım. Annem bir anda önümde yarı çıplak kalmıştı. Ne olduğunu anlamadan kucaklayıp banyoya götürdüm ve soğuk suyu kızaran bölgelere tuttum.

Nutku tutulmuştu. Bir şey demesine fırsat vermeden dolaptan buz kalıbını alıp bacaklarına, oradan göbeğinde gezdirdim. "Yeter, oğlum, sağol," dedi. "Geçti, artık çok korktum, fakat sayende çok yanmamışım," dedi.

Bu fırsat kaçmamalıydı. "Tamam," dedim. "Ben senin oğlunum. Benden mi utanıyorsun? Şu kremi süreyim," dedim. Bornozunu giydi, kremi aldım, ayaklarına sürüyordum. Kaynanam utanıyor, fakat hoşuna gidiyordu. "Ya şimdi ya hiç," deyip bornozunu açıp kafamı amına görmüş oldum. "Hayır!" diye bağırdı. "Olmaz, olamaz," diyordu.

Bir an korktum, ama yalamaya devam ediyordum. Sesi kısıldı, hayırlar inlemeye dönüştü. Ve aklımda iki el amına bastırıyordu. Ama hala "Hayır!" diyordu. Ben dilimi amında, memelerinde gezdiriyorum. Bu ilk seferdi. Eminim ki benimkini yiyince çok mutlu olacaktı. Bacaklarını açıp arasına girdim, pantolonumu çıkartıp sonuna kadar kökledim. Öyle bir inledi ki... "Sik beni, sik beni, oğlum! Günahsa günah, doyur benim şu bahtsız amımı. Bundan sonra ben de senin karınım, hem kızımı sik, hem de beni," diyordu.

Sevgili okurlar, gerisi daha sonra...