Merhaba, ben Cenk, 34 yaşında devlet memuru olarak görev yapan genç bir adamım. Üniversiteyi bitirdikten sonra hayallerim çoktu, ama hiç birini yapmaya fırsatım olmadı. Okulu bitirdikten sonra annemin baskısı ile onun istediği biri ile evlendim. Tabii ki gönülsüz olmadı, isteyerek olmuştu, ama benim önceliğim kurduğum hayallerdi. Çocukluktan beri en çok hayal ettiğim şey, Türkiye'nin her yerini karış karış gezmekti. Okudum, çalıştım, para biriktirdim, ama evlilik olunca her şey yalan oldu ve yeni bir hayata başlamıştım.

Bekarken her şey çok kolaydı, çünkü tek başınasın, bir sorumluluk altında değilsin; ondan her şey gırgırına oluyor. Ama evlenip bir de bir çocuğun oldu mu, bak o zaman gerçek hayatın içinde kendini buluyorsun. Annem bana ilk söylediğinde çok direnmiştim, ama sonra anne hakkı olduğundan üzmek istemedim. Zaten nasıl oldu, her şey bir anda gelişti: söz, nişan, düğün... derken bir baktım ki kendimi bir evin çatısı içinde koca olarak görüyorum.

İlk zamanlar, yeni evlilik heyecanından dolayı hayallerimi bir süre kenara bıraktım. Daha sonra fırsat olursa yaparım ya da karımla birlikte gider, dolaşırız. Ama ilk beşinci ayımızda karımın hamile olduğunu öğrendim. Çocuk sevgisi bir başka; benim kanımdan bir evladım olacağını duyduğumda anne ve babaların duygularını o zaman anladım. Hamilelik süreci zaten çok fazla ağır geçti, yine erteleme yaptım; işten eve, evden işe... derken başka bir hayatım olmamıştı.

Monoton geçen bir hayat, işte sonrası, çocuk dünyaya gelmesi, sonra sorumluluklar daha çok artması... derken hayaller daha çok yalan olmuştu ve bu benim canımı daha çok sıkmıştı. Babamın beni karşısına alması ile artık her şey bir son verdi; bundan sonra senin ağır bir sorumluluğun var, evladına bir şeyler yapman lazım, aileni hiç bir şey muhtaç etmemen gerektiğini söylemişti. Ve ben de aileme karşı boynum eğik olmasın diye daha çok sahiplenme duygusuna kapıldım.

Eşimle gayet güzel bir ilişkim vardı; hem sevgi olarak, hem de yatakta ki cinsel ilişkimiz olsun, ne istediysek istediğimiz gibi gidiyordu. Ama daha sonraları yine monoton hayata geçiş yaptık. Arkadaşlarım güzel hayat yaşarken, ben sadece zaman geçirmek için televizyon karşısında durmaktan başka bir şey yapmadım. Böyle bir hayat mı olur? Kaç yıl oldu, çocuk bile büyüdü, yine aynı, yine aynı... ne olacak artık, bir düşüncem yok diyebilirim.

Sonrası yıllarda hayatı akışına bırakmıştım, ta ki karımın halasının kızı olan Büşra ile tanışmamdı. Onu tanıdıktan sonra ne olduysa, bir garip duyguya kapıldım ve sonra onun bize gidip gelmeleri sık olunca, olmadık bir anda aramızda bir iletişim kuruldu; kendimizi hiç beklenmedik bir aşk serüvenin içinde bulduk. O da bende ilk görüşte aşk diyebiliriz. Onunla gizli görüşmelerim sonucunda yeniden hayata tutuldum ve hayatın güzel taraflarını keşfettim diyebilirim.

Sekste zaten anlatmaya gerek yok; becerisi karımın çok çok ötesinde. Bir yarak yalaması var, anında erkeği boşaltır. Bana karşı da daha fazla ilgiliydi, bunu fark etmiştim. Sakso çekmesinden, benimle ateşli seks yapmasından, çok özenle ve sevgi çerçevesinde yapması, bana değer verdiğini gösterirdi. Hatta bir defasında kendisi ile anal seks yapmak istediğimi söyledim; daha önce yapmamasına rağmen, bana yine de götten siktirdi. Acılar içinde bir seks olmuştu, ama çok güzeldi, farklı bir histi. Bende ilk tatmıştım; ilkten zevk alamamıştı, ama sonrasında istekli yaklaşıyordu. Zaman geçtikçe alışkanlıklar büyüdü. Karımdan dolayı ikimiz de korkup endişe yapmış, ayrılma noktasına bile geldik. Ama sonra fark ettik ki biz birbirimizden ayrı yapamayız ve ayrılmamamız. Birkaç gün sürmüştü; sonra özlemle yakınlaşıp, gizli görüşmeler yaparak onunla karımdan bulamadığım mutluluğu arıyordum.