İşin icabı başka bir yere taşınmak zorunda kalmıştım. Oturduğum apartmanda insanlarla tanışıyordum gün geçtikçe. İlk tanıştığım kişiler Serkan ve Hatice çiftiydi. Hatice kapalı giyiniyor ama nasıl kapalı ben de anlamıyordum. Yüzünde 1 kilo boya, uzun etekler ama götü ortaya çıkaran şekilde dar etekler. Keza üstüne giydiği elbiselerde öyle, göğüsler yine taş gibi ortada. Muhteşem bir fiziği vardı Hatice’nin ve bunu cömertçe sergiliyordu. Gün geçtikçe aramız iyi olmaya başladı. Hatice’nin kocası Serkan biraz cins bir adamdı. Gözü sürekli dışarıda, evle pek ilgilenmeyen birisiydi. İşi icabı sürekli şehir dışına çıkar ve bundan da zevk duyardı. Zavallı Hatice de kocasının yüzünü görmezdi. Ne biçim bir evlilik bu deyip çok düşünmüşlüğüm olmuştur.

Bir gün asansörde Serkan’la karşılaştık. Baktım elinde yine küçük bir bavul. “Hayrola, yolculuk var yine galiba?” dedim. “Evet, Adana’ya gideceğim 3 günlüğüne,” dedi ama pis pis sırıttı.

O günün akşamı evde oturuyor, TV izliyordum. Kapı çaldı, baktım Hatice. “Rahatsız ediyorum ama galiba evde sigortalar attı, hiçbir şey çalışmıyor,” dedi. “Ben de hiç anlamam, bir bakar mısın?” dedi. “Tabii,” dedim, çıktık yukarıya. Ev zifiri karanlıktı. Baktım füze patlamış, dedim. “Bende yedek var, eve gideyim de alayım.” Füzeyi aldım geldim. Hatice de elinde mum ışık yapmaya çalışıyor bana. Siyahlar içindeydi zaten. Siyah uzun kollu vücuda yapışan bir ince kazak, bir de uzun vücuda yapışan siyah bir etek. Sadece makyaj içindeki yüzünü görebiliyordum mum ışığında. Neyse, füzeyi değiştirdim, şalteri kaldırdım, her şey normale dönmüştü. Tam sandalyeden inerken hafif dengemi kaybedip omzumu duvara çarptım. Hatice hemen panikledi. “Ne oldu, bir şeyin var mı, iyi misin? Gel şu koltuğa otur da bir bakalım,” dedi. “Burası mı, burası mı?” derken Hatice’nin elleri omzumda geziyordu ve çok hoşuma gidiyordu. “Yok,” dedim, “ben iyiyim, sadece morarmış. Birkaç güne geçer,” dedim. “Vaktin varsa kahve yapayım sana,” dedi. “Tamam, olur,” dedim.

Hatice mutfağa gitti. Ben de oturduğum yerden onu izliyorum. Alt dolaptan fincanları falan çıkarırken eğilince o kalçaları nasıl çıkıyordu meydana. Ben öyle dalmışken Hatice ile göz göze geldik bir anlık. Ben hemen kafamı çevirdim. Hatice gülümsemişti ama onu görmüştüm. Hatice bana seslendi mutfaktan: “1 dk gelir misin?” diye. Gittim hemen. “Üst rafta şeker var, ben uzanamıyorum, sen alır mısın?” dedi. Bu arada da Hatice cezveye kahve koyuyordu tam önümde. Hatice’nin arkasından üst rafa uzandım ama sikim Hatice’nin götüne değmişti. Hatice’den hiç ses çıkmadı. Şeker koydu şekerliğe falan. Cezveyi karıştırmaya başladı. “Şekeri yine eski yerine koyar mısın?” dedi. Yine Hatice’nin götüne yaslanarak şekeri yerine koydum. Ama bu sefer daha bilinçli yaslanmıştım. Kahveler oldu. İçeriye geçtik. Sohbete başladık. Hatice kocasından dert yanmaya başladı. “Hiç evle ilgilenmiyor, anca orda burda iş diye gidiyor, ‘bir karım var evde’ diye hiç düşünmüyor,” falan diye içlendi. Aksilik ya, fincanı elimden düşürdüm, üstüme döküldü. Hatice hemen bir bez aldı, temizlemeye çalıştı. Temizlediği yer de tam sikimin üstü. Bezi bastıra bastıra sürüyordu üstüme. E haliyle sikim kalktı hemen. Hatice de anladı durumu, göz göze geldik. Tuttum elinden çektim kendime doğru ve dudaklarından kaptım Hatice’yi. Delice öpüşmeye başladık. Hatice kucağıma oturmuş, artık kendini bana bırakmıştı. Hatice’nin göğüslerini okşuyor, götünü sert sert avuçluyordum. Hatice üstümdeki gömleği çıkardı, göğüslerimi öpmeye yalamaya başladı. Hatice yanıyordu resmen, erkeğe seksi hasretti. Yavaş yavaş aşağıya inmeye başladı. Kemerimi açıp pantolon ve külotumu çıkardı. Benim yarağı görünce “Bu büyükmüş, bayağı yakışıklı ve yaramaza benziyor,” deyip yarağımın kafasını öptü. İki dudağının arasına alıp emdi sertçe. Hatice başındaki türbanıyla beraber yarağımı somurmaya başladı. O rujlu dudaklarıyla yarağımı pembe yapmıştı neredeyse. Yarağa olan hasretiyle müthiş saksı yapıyordu Hatice. Artık daha fazla dayanamayıp geleceğimi söyledim. “Ağzıma gel, çoktandır dol tadını tatmadım,” deyip kokladı yarağımı, ben de ağzına boşaldım dolu dolu. Vakum gibi emdi yarağımı Hatice. Hatice’yi koltuğa yatırdım, sadece eteğini ve külotunu çıkardım. Yeni tıraş etmiş amcığını yalamaya başladım. Ben yaladıkça Hatice kendinden geçer gibi inliyordu. “Off, özlemişim bütün bunları, amım yanıyordu resmen,” dedi. “Daha dur, yeni başladık,” dedim. Hatice’nin harika bir götü vardı. Yarağa susamış amı iyice sulanmış, ben yaladıkça Hatice “Yarrak istiyorum,” diye inlemeye başlamıştı. “Hadi sik beni, nolur amıma geçir yarağını,” diyordu. Hatice’yi koltuğun kenarına doğru çektim, ben de dizlerimin üstüne durup yarağımı kokladım Hatice’nin yanan amına. Fırın gibiydi Hatice’nin amının içi. Seri halde yarağımı Hatice’nin amına sokmaya başladım. Abandıkça abandım, iri kıyım olan Hatice ancak böyle zevke kanardı. Hatice’nin gözlerine baka baka sikiyordum amını. Bir müddet sonra Hatice’yle birlikte boşaldık. Hatice’nin üstüne yığıldım, yarağım amının içindeydi hâlâ. Biraz nefeslendikten sonra Hatice’nin kazağını yukarı doğru sıyırıp göğüslerini emmeye başladım. Harikaydı göğüsleri, ısırıp ısırıp emdim yaladım. Hatice kulağıma “Götümden de sikmek ister misin beni?” dedi. “Hem de fena isterim,” dedim. Hemen ayağa kalktım. Hatice de koltukta oturarak yarağımı ağzına aldı. Türbanlı başından tutarak başını gel git yapıyordum. Hatice’nin ağzını bastıra bastıra siktim. Yarağım kütük gibi olmuştu. “Hatice’ye dön,” dedim. Hatice koltuğun üstünde dizlerinin üstüne durdu. Harika götünün manzarası müthişti. Yarağımı iyice tükürükleyip dayadım Hatice’nin göt deliğine. İtmeye başladım. Yarağım yavaş yavaş giriyordu Hatice’nin götüne. Taşaklarım kıçına değinceye kadar soktum. Hatice derin derin nefes alıp “Off,” deyip duruyordu. Sonra yavaş yavaş gel git yapmaya başladım. 20 cm’lik yarağım kol gibi Hatice’nin götüne girip girip çıkmaya başladı. Hızlanmaya başladım artık ve seri şekilde yarağımı Hatice’nin göt deliğine sokmaya başladım. Taşaklarım kızarmaya başlamıştı kıçına vurmaktan. Hatice “Ahh ahh, harika becer beni, sik beni götümden,” diye inliyordu. Ben soktukça yarağımı Hatice’nin türbanı açılmaya başladı. Türbanı yere düşen Hatice’nin upuzun siyah saçları ortaya çıktı. Saçlarına asılıp götünü sikmeye başladım Hatice’nin. Nefesim kesilene kadar Hatice’nin götünü siktim. O gece Hatice’yle dura dinlene sabaha kadar sikiştik. Artık boşalınca sikimden dol değil su gibi sıvı geliyordu, anlayın yani. Hatice’nin kocası gelene kadar kah benim evde, kah Hatice’nin evinde bol bol seks yaptık. Kocasının iş gezilerine gitmesine üzülen Hatice şimdi dört gözle gitmesini bekliyor, tabii ben de. Sikmezsen sikerler böyle işte Serkan’cım.